Head Hunter - 17.12.2024

Yetkilendirmenin önemine ve gücüne inanıyorum.

Yetkilendirmenin önemine ve gücüne inanıyorum. Yetki vermeden insanların karar alma süreçlerindeki eğilimlerini, iç görülerini anlamanız pek mümkün değil. Aksi halde sadece emir-komuta zincirinde hareket eden bireyler size gerçek potansiyelleri ve kim oldukları hakkında pek bir fikir veremeyebilir. Yetkilendirme aşamasından sonra bu yetkiyi nasıl kullandığı, ne kadar kullandığı, stratejik adımları atmada ne kadar hızlı aksiyon aldığı veya danışan rolüne ne kadar çabuk geçtiği gibi parametreler, kişinin pozisyonu ve tecrübe kilometresi göz önüne alınarak değerlendirilmeli diye düşünüyorum. Öte yandan bir insanın yetenekleri ne kadar etkileyici olursa olsun karakteristik özelliklerini görmezden gelmek büyük bir yanılgıya yol açabilir. Bu nedenle yetenek kadar karakter analizini de iyi yapmaya çalışırım. 

 

İnsanları tanıma aşamasında sadece söylediklerine değil aynı zamanda davranışlarına ve duygusal tepkilerine de dikkat ederim. Kişilerin özellikle zor durumlarda verdikleri tepkiler stres altında nasıl çalıştıklarını anlamak açısından önemli ipuçları veriyor. İnsanları anlamanın, iş yapma tarzını değerlendirmenin ve sahip olduğu değerleri anlamanın en iyi yollarından birinin sorumluluk ve yetki vermek olduğunu düşünüyorum. Örneğin, bir projede birini görevlendirirken sadece işin sonucuna odaklanmak yerine kişinin süreçte aldığı kararları, zorluklarla nasıl başa çıktığını görmek benim için oldukça önemli kriterler arasında yer alıyor. İnsanlarla kurduğum karşılıklı diyaloglarda ise kişilikleri hakkında daha fazla ipucu alabilmek için sadece cevaplara değil mimiklere, jestlere ve vücut diline de dikkat ederim. Sosyal medya ve dijital araçlar insanları tanımada tek başına yeterli olmayabiliyor. Sosyal medyadaki paylaşımları, takip ettikleri konular ve dijital etkileşimleri, onların ilgi alanları ve düşünce tarzları hakkında bize fikir verebiliyor. 

 

Ancak sosyal medyada çok sosyal ve aktif olarak tanıdığınız bir kişi iş yerinde içe kapanık ve bireysel çalışmayı tercih eden biri olabiliyor. Bu yüzden dijital dünyanın sunduğu bilgileri sadece bir başlangıç noktası olarak görmek, yüz yüze etkileşimlerle bu bilgileri desteklemek gerekiyor. Gerçek karakter çoğu zaman online dünyada değil günlük iş yapış biçiminde kendini gösteriyor. Sürekli eleştiren ama çözüm önerisi getirmeyen insanlardan uzak durmak gerektiğini düşünüyorum. Eleştiri yapıcı olduğu sürece faydalıdır ancak bazı insanlar sadece sorunlara odaklanıp çözüm üretme konusunda pasif kalabilirler. Bu tür bireyler ekip ruhunu zedeler ve çalışma ortamında olumsuz bir atmosfer yaratabilir. Aynı şekilde, sürekli değişime direnen, yeni fikirlere kapalı olan kişilerle çalışmaktan kaçınmak da önemli. Dinamik iş dünyasında başarının uyum ve yeniliklere açık olmakla mümkün olduğuna inanıyorum. Kısacası gelişim ve değişim kaçınılmaz bir döngü. Bu nedenle genç yöneticilere öğrenmeye, gelişmeye açık ve esnek insanlarla çalışmalarını tavsiye ederim.

Haberi görüntülemek için tıklayınız.